Üretra Darlığı Tedavisi Nasıldır? Ameliyat ve Yöntemler

Üretra Darlığı Tedavisi Nasıldır? Üretra darlığı tedavisinde kullanılan yöntemler ve ameliyatlar Nelerdir? Üretral Dilatasyon, İnternal Üretrotomi, Üretroplasti Nedir?

0

Üretra darlığı tedavisi için öncelikle darlığın yerinin, uzunluğunun ve sayısının tespit edilmesi gerekir. Uygulanacak olan tedavinin şekli darlığın bulunduğu yere, dar olan kanal uzunluğuna, skar dokusunun derinliğine, hastaya daha önce bir tedavi uygulanıp uygulanmadığına göre değişir.  1 cm’den daha kısa olan basit darlıklar genellikle endoskopik yani kapalı yöntemle tedavi edilir. Ancak daha uzun olan darlıklar ise üretroplasti adı verilen açık cerrahi yöntem ile tedavi edilmektedir. Üretroplasti ameliyatı tek bir seferde yapılabileceği gibi birden fazla seansta da yapılabilir.

Üretra darlığı tedavisi, ameliyatı, yöntemler

Üretral Dilatasyon Ameliyat Yöntemi

Üretra Darlığı Tedavisi Üretra Dilatasyonu
Üretra Dilatasyonu

Üretral dilatasyon; idrar kanalındaki dar kısmın genişletilmesi anlamına gelir. Genişletme işlemi genellikle metalden yapılmış buji adı verilen aletler ile yapılır.  Bu işlem dar olan kanalda şişirilen balon ile de yapılabilir. Dilatasyon için idrar sondası da kullanılabilir. Üretra darlığı tedavisi yöntemlerinden bir tanesidir

Genişletme yani dilatasyon işlemi, kısa (<1 cm) olan darlıklarda uygulanır. Dar kanal genişletilerek o bölgedeki skar dokusu açılır. Dilatasyon geçici bir çözümdür, hastayı bir süre rahatlatabilir. Genellikle ameliyat olamayacak durumda olan ve yaşam beklentisi kısa olan hastalara uygulanır. Ancak henüz sakar dokusu (spongiofibrozis) oluşmamış olan kısa darlıklarda bazen kalıcı tedavi sağlayabilir.

Üretral dilatasyon bulber uretra ve meatustaki darlıklarda uygulanır.

Üretra Darlığı Tedavisi Dilatasyonda kullanılan metal bujiler

İnternal Üretrotomi Ameliyat Yöntemi

İnternal Üretrotomi
İnternal Üretromi Ameliyatı

İnternal üretrotomi, Üretra Darlığı Tedavisi yöntemlerinden bir tanesidir. penis ucundan idrar kanalına girilerek kapalı olarak yapılan bir işlemdir. Ucunda ışık ve kamera olan sistoskop adı verilen bir alet ile idrar kanalına girilir. Dar olan kısım özel bir bıçak ile saat 12 hizasından kesilerek açılır. Daha sonra hastaya bir sonda takılır. Bu sonda 3-4 gün sonra çekilir.

İşlem sırasında dar kısmın açılması için klasik soğuk bıçak yerine  argon, carbon dioxide, excimer, diode, KTP ve Nd:YAG lazer gibi değişik lazerler de kullanılmaktadır. Lazer ile soğuk bıçağın başarısı aynıdır.

İnternal Üretromi Ameliyatı

İnternal üretrotomi, uzun yıllardan beri idrar kanalı darlığının tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. İnternal üretrotomi sırasında dar olan kanal kesilip açıldıktan sonra yara iyileşmeye bırakılır. Yaranın üzeri epitelyum tabakası ile örtülür ve yeni kanal oluşur. İşlemin başarılı olabilmesi için örtülme işleminin kanal büzüşmeden önce olması gerekir. Aksi takdirde yaranın büzüşmesi, yaranın yüzeyinin yeni tabaka ile örtülmesinden önce oluşursa,  yeniden darlık oluşur.

İnternal üretrotomi ameliyatının başarı oranı %10-80 arasında değişir. Ancak kolay uygulanabilmesi, maliyetinin düşük olması, hastanede kısa kalış süresinin kısa ve işlemin tekrarlanabilir olması nedeniyle sık uygulanmaktadır. İnternal üretrotominin başarı oranı, bulber üretradaki 1 cm’nin altındaki kısa darlıklarda yaklaşık %80 civarındadır. Eğer darlık 2 cm’den uzun ve birden fazla ise başarı şansı daha düşüktür. Ayrıca skar dokusunun yoğun olduğu darlıklarda ve penil üretradaki darlıklarda başarısızlık oranı yüksektir.

İnternal üretrotomi ameliyatı sonrası ilk 3 ay içinde darlık yeniden tekrarladıysa, daha önce 2 kez başarısız internal üretrotomi uygulanmış olmasına rağmen tekrar eden darlıklarda yeniden internal üretrotomi uygulamanın bir anlamı yoktur. Bu tür durumlarda üretroplasti yani açık darlık ameliyatı tercih edilmelidir.

İnternal üretrotomi sonrası darlığın tekrar etmemesi için belli aralarla idrar sondası ya da metal dilatatörler ile genişletme işlemi yapılabilir.

İnternal üretrotominin en sık görülen komplikasyonu darlığın tekrar etmesidir. Bazen kanama, kan birikintisi ve testis iltihabı da görülebilir. İşlem sırasında saat 10 ve 2 hizasından yapılan derin kesiler penisteki silindir şekelindeki yapılar (korpus kavernozum ve korpus spongiozum) arasında deliğe (fistüle) yol açarak sertleşme bozukluğuna yol açabilir.

Üretroplasti Ameliyat Yöntemi

Üretroplasti

Üretra Darlığı Tedavisi yöntemlerinnden Üretroplasti, üretra darlığının tedavisinde kullanılan oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem 2 şekilde uygulanır. Birinci yöntemde dar olan kısım çıkarılır ve idrar kanalının uçları tekrar uç uca getirilerek dikilir. İkinci yöntemde ise, dar olan kısım açılır ve vücudun başka bölgesinden alınan bir doku parçası (flep ya da greft) getirilerek buraya yama yapılır.

Eksizyon ve Primer Anastomoz Tekniği

Eksizyon ve Primer Anastomoz Tekniği yöntemi  darlığın 2 cm’nin altında yani kısa olması durumunda uygulanır. İdrar kanalındaki dar kısım tamamen çıkarılır. Buna tıp dilinde eksizyon adı verilir. Aradaki dar kısım alındıktan sonra, idrar kanalının geride kalan her iki ucunun ağzı kesilerek hafif genişletilir. Daha sonra gergin olamayacak şekilde uç uca getirilerek dikilir. Bu dikme işlemine de tıpta anastomoz denir. 2 cm’nin altındaki bulber üretra darlıklarında bu tekniğin başarı oranı %90-95 dir.

2 cm’den daha uzun ve ogmentasyon üretroplastisinin mümkün olmadığı darlıklarda, uç uca anastomoz sırasında gerginliği azaltmak gerekir. Bunun için peniste bulunan ve korpus kavernozum adı verilen silindir şeklindeki yapıları dikkatli bir şekilde ayırmak gerekebilir. Ayırma işlemi ile yaklaşık 5 cm uzunluğundaki darlık uç uca getirilerek dikilebilir (anastomoz edilebilinir).  Bazı durumlarda bu ayırma işlemine rağmen hala gerginlik devam ediyor olabilir. Böyle durumlarda ise pubis kemiği kesilerek gerginlik azaltılır. Pubis kemiğinin kesilmesi işlemine inferior pubektomi adı verilir.

Anastomoz tekniğinde dar olan idrar kanalının tamamen çıkarılabilmesi için idrar kanalının çevre dokulardan ayrılıp serbestleştirilmesi (mobilizasyon) gerekir. Bu işlem sırasında penis ve idrar kanalının damarlarında ve sinirlerinde yaralanmalar meydana gelebilir. Bu durum ameliyat sonrası erken dönemde hastalarda geçici sertleşme bozukluklarına yol açabilir. Ayrıca özellikle ön üretrada 2 cm’nin üzerindeki darlılarda yapılan ameliyatlarda penis boyunda kısalma ve penis eğriliği oluşabilir. Bu yüzden darlığın uzun olduğu durumlarda ogmentasyon üretroplasti tekniklerini kullanmak daha uygundur.

Ogmentasyon Üretroplasti Tekniği

Ogmentasyon Üretroplasti Tekniği  2 cm’den daha uzun olan darlıklarda kullanılır. Bu yöntem bir ya da iki aşamalı olarak yapılabilir. Dar olan kısım açılır. Vücudun başka bir yerinden (örneğin yanak ya da dudak içinden) alınan doku parçası buraya getirilerek yama yapılır. Ogmentasyon üretroplastisinde yeniden darlık gelişme oranı yaklaşık olarak %15’dir. Yama için kullanılan doku, vücudun başka bir yerinden alınıp getirilir ise buna greft denir. Yanak ya da dudak içinden alınan doku buna örnek verilebilir.  Yama dokusu, etraftaki komşu organlardan örneğin testis torbasından kaydırılarak da elde edilebilir. Bu şekilde elde edilen dokuya flap denir.  Üretroplasti işlemi sırasında greft veya flep kullanımı ile daha sonra darlık gelişim riski açısından hiçbir fark yoktur.

Greft için kullanılan dokular arasında penis derisi, testis torbasının derisi, ağız mukozası, mesane (idrar kesesi) mukozası, ve kalın bağırsak mukozası bulunmaktadır. Bunlar içerisinde en sık kullanılanı ağız mukozasıdır. Çünkü kolay elde edilir, saçlı deri içermez, alınması hastada bir sıkıntı yaratmaz ve başarı oranı yüksektir. Ağız mukozası yanak ve dudağın iç yüzünden ya da dilden elde edilebilir.

Ağız mukozasının alınmasının yol açabileceği sorunlar arasında kanama, ağrı, enfeksiyon, şişme ve tükürük bezi kanalının yaralanmasıdır. Bazı hastalarda geçici bir süre ağız açmakta zorlanma olabilir.